Ağrı Dağı Ekspedisyonu

Bu turumuz için henüz planlanmış bir tarih yok!
TUR FİYATI:
Ağrı Dağı Zirvesi;Türkiye'nin en yüksek noktasına yolculuk

Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufandan sonra Nuh'un gemisine ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde bir çok ismi vardır. Başlıcaları, Ararat, Kuh - i Nuh, Cebel ül Haristir.

Marco Polonun hiç bir zaman çıkılamayacak dediği Dağa ilk tırmanışı, kayıtlara göre 9 Ekim 1829 yılında Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İkinci kış tırmanışı ise ilk tırmanıştan çok sonra 21 Şubat 1970' de Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi

1.Gün:

Türkiye’ye en yüksekten bakmak için buluşma günü. Uçakla gelecekleri Van havaalanında, otobüs tercih edenleri ise Doğubeyazıt’ta karşılıyoruz. Van-Doğubeyazıt yolu üzerinde mola noktamız Muradiye Şelaleleri. Fotoğraf çekmek için makineleriniz hep yanınızda olsun. Doğubeyazıt’a varır varmaz İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret edip hemen ardından otelimize yerleşeceğiz.

2. Gün
Sabah otelden ayrılıp, dağa doğru yola çıkıyoruz. Araçla ulaşılan en son noktada eşyaları katırlara yükleyip 3200 metredeki kamp alanına doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yaklaşık 3 – 4 saatlik bir yürüyüşün ardından kamp alanımıza gelip çadırlarımıza yerleşiyoruz. Günü dinlenerek geçireceğiz.

3.Gün
Sabah sıkı bir kahvaltıdan sonra 4200 metredeki kamp alanına doğru yola çıkıyoruz. Zorlu eğimleri olmayan bir patikada yaklaşık 4 saatlik  bir yürüyüşle 4200 kampına varılıyor. Ancak biz yükseğe uyum sağlamak için mümkün olduğunca yavaş hareket edeceğiz. Öğleden sonra kampta yeryüzünü yüksekten seyretmenin keyfini çıkarıyor olacağız. Aklimatize olup geri dönüyoruz, akşam yine 3200 kampındayız.

4.Gün
4200 kampına çıkış günümüz, sabah katırlar gelip sırt çantalarımızı yüklenecekler. Bizler de kamp yerine çıkan patikada keyifli bir çıkış yapacağız. 4200 metredeki kamp alanında rehberinizin söylediklerine uymanızı ısrarla tavsiye ederiz.

5.Gün
Zirve deneme günümüz. Eğer hava koşulları uygun olursa, sabah erken saatte zirve için  yola çıkıyoruz. Önemli bir kısmı patikalardan yürünerek çıkılan bu bölümde asıl problem yükseklikle ilgili. Burada rehberin uygulamaları ve önceden hazırlık yapılmış olması çok önemli. Oksijenin azaldığını iyice hissederek ülkemizin en yüksek noktasına kadar yükseleceğiz. Zirvede kutlamalar ve fotoğraf çekimlerinden sonra kampa iniyoruz. İniş çıkışın süre olarak yarısında daha az zamanda olacak. Zirve faaliyeti sırasında rehberinizin uyarılarını dikkate almanız yararınıza olacaktır.

6.Gün
Sabah katırlarımız bizi almaya geliyor, kampı toplayıp aracımızı bıraktığımız noktaya geri döneceğiz. İki günde çıktığımız bu mesafeyi geri dönme süremiz yaklaşık 5 – 6 saat civarında. Yolda yemek olarak hazırladığımız kumanyaları tüketeceğiz. 2800 metrede bizi bekleyen araç ile Doğubeyazıt’taki otelimize varıyoruz. Duş alıp yemeğimizi yedikten sonra keyifli bir faaliyet sohbeti bizi bekliyor.

7.Gün

Sabah kahvaltının ardından otelden ayrılıyoruz. Otobüs ile dönecekleri Doğubeyazıt otobüs terminaline, uçak ile dönecekleri ise Van havaalanına bırakıyoruz. Yolculuk başladığında, içinizde geri dönme hissi uyanacak, şehir yaşamına ayak uydurmada biraz zorlanacaksınız, fırsat buldukça kendinizi doğa’ya atmaya çalışın.

Not: Pirpila rehberleri olumsuz hava koşulları olması durumunda programda her türlü değişikliği yapabilir.

"Ağrı Dağının doruğuna yakın bir yerlerde, güneybatı yamacında bir göl vardır, adına Küp Gölü derler. Bir harman yeri büyüklüğündedir göl. Som mavi bir sudur. Kuyu gibi. Kırmızı, keskin ışıltılı kayalıkların dibindedir. Her yıl bahar gözünü açar açmaz Ağrı Dağının tekmil çobanları gölün kıyısına gelirler, güneş damgalı kepeneklerini bakır toprağın üzerinde serip gölün kıyısında sıralanırlar, kavallarını çıkarıp doğan günle birlikte "Ağrı Dağının Öfkesi" ni gün batımına kadar birlikte çalarlar. Ağrı Dağı çobanları güzel kara kederli gözlüdürler. Uzun çok güzel parmakları vardır. Bazısının gür, altın sakalları dalgalanır. Küçücük bir ak kuş çobanlar kaval çaldırkları sürece üstlerinde döner durur. Gün kavuşunca çobanlar karanlığa karışıp giderler. Ve tam bu sırada da tede dönüp duran ak kuş gölün üstüne süzülüp iner, kanadını suyun som mavisine daldırır, sonra o da çobanlarla birlikte, karanlığa karışır. Kanadın değdiği yerde göl incecikten dalgalanır, ince dalgalar genişleyerek gelir, bakır kıyılara vururlar. Sonra, iri bir atın gölgesi gölün üstüne düşer, süzülür gider."

                                                                                              Yaşar Kemal - Ağrı Dağı Efsanesi

 
Ağrı Dağı’nın bulunduğu yer bir zamanlar ova imiş. Burada yaşayan bir köylünün iki kızı varmış. Bir gün bu iki kardeş odun toplamaya gitmişler. Yeterince odun topladıktan sonra , abla odun dengini küçük kardeşin sırtına yüklemiş ve yola koyulmuşlar. Biraz gidince yorulan ve beli ağrıyan küçük kız ablasına ;
Belim çok ağrıdı abla, ne olur biraz da sen taşı diye seslenmiş.
Ablası kulak asmamış.Biraz daha gitmişler , küçük kız yine ablasına seslenmiş, ablası hiç oralı olmamış.Küçük kız sonunda dayanamamış:
- Abla abla , demiş. Senin gibi ablam olacağına olmaz olsun. Dağ olasın, taş olasın,uzun uzun kış olasın belimdeki ağrı adın, seller yağmurlar muradın olsun diye beddua etmiş.

Ablası durur mu? O da vermiş veriştirmiş:
- Senin gibi kardeşim olacağına taş olsun saçların çayır, eteklerin bayır olsun. Başın dilin gibi sivri, yamacın boynun gibi eğri, adın da benim gibi ağrı olsun.
Derken bir gürültü kopmuş, bir toz bulutu kaplamış ortalığı.Biraz sonra ovada iki yüce dağ sivrilmiş....

Böylece iki geçimsiz kardeşin ikisi de birer dağ olmuş. Biri Küçük Ağrı, diğeri Büyük Ağrı.

 

Ağrı Dağı Ekspedisyonu Ağrı dağı ekspedisyonu
Turumuza rezarvasyon için;
  • İletişim sayfamızdan bize ulaşabilir,
  • Ya da aşağıdaki formu doldurarak bize ulaştırabilirsiniz.
Lütfen dikkat! internet üzerinden yapacağınız başvurularda rezarvasyonunuzun geçerliliği için sorumlularımızla birebir iletişim zorunludur.