Rehber mi Kılavuz mu?

23 Nisan 2011

Kaçkar dağları. Yıl 1994. Doktora çalışmamın Çeymakçur yayla bölümündeyim. Büyük bir kayanın dibine bıraktığım kaya örneklerini bulmaya çalışıyorum ama koordinatları haritaya işlememe rağmen zorlanıyorum. Çünkü buraların meşhur öğleden sonra sisi görüş mesafesini nerdeyse sıfıra indirmiş durumda. Biraz daha uğraşarak kayayı bulmayı başarıyorum. Örnekleri neşeyle çantama yerleştirirken uzaklardan gelen belli belirsiz bir sese dikkat kesildim. Sisi iyi bilenler sesleri yuttuğunu ve fazla uzağa götürmediğini bilirler. Eğer bir ses duyduysam sesin sahibi çok uzakta olamaz. Durdum ve nefesimi tutarak yeni bir ses gelmesini bekledim. Çok değil birkaç dakika sonra ses tekrar geldi. Yardım istiyordu. Sesin geldiğini düşündüğüm yere doğru ilerlemeye başladım. Ses daha duyulur hale gelince ben de bağırarak sesime doğru gelmesini söyledim. Kısa bir süre birbirimize yarım metre kala karşılaştık. Beni görünce endişeyle sordu:

  • Abi sen de mi kayboldun.
  • Hayır.
  • Ohhh. Çok şükür tam 3 saatir bu siste yolumu bulmaya çalışıyorum.
  • Nerden geliyorsun ?
  • Yusufeli’nden, yaylalar köyünden geliyorum. Naletleme geçidini aşarak Çeymakçur yaylaya inecektim. Sis basınca yolumu kaybettim.
  • Pusulan- haritan yok mu ?
  • Pusulam var ama hangi yöne gideceğimi bilemediğim için kullanamadım.

İyi ki yönünü bilmiyormuş da kullanmamış pusulayı. Çünkü eğer bölgeyi iyi bilmiyorsanız ve yanınızda harita da yoksa pusula yaşamınızı kaybetmenize bile yol açabilir. Çünkü pusula tek başına dağda sadece yönünüzü gösterir yolunuzu değil. Artık GPS lerle iş daha da kolaylaştı ama onu da doğru kullanmak şartıyla.

Delikanlıyı yanıma alarak siste hızla aşağı inip çadırımı kurduğum düzlüğe geldik. Hemen sıcak bir çorba yaptım. Ardından da bir çay içirdikten sonra patikaya soktum ve “ Patikadan çıkmadan gidersen yarım saat için de yaylaya varırsın. Zaten patika çok büyük. Kaybetmene imkan yok. Eğer bu patikayı da kaybetmeyi başarırsan yapacak bir şey yok” dedikten sonra gönderdim.

Bir bir doğa rehberinin çok geniş bir doğa bilgisi ve kültürel birikiminin olması gerekiyor. Rotası boyunca gördüğü her şeyi anlatmak ve sorulara da yanıt vermek zorunda hissetmeli kendini. İyi bir dağcılık ve ilk yardım bilgisinin yanı sıra psikolojisinin de sağlam olması gerekiyor. Çünkü doğa turlarında sabır olmazsa olmaz bir kuraldır. Ne olursa olsun içi kan ağlasa da yüzü hep gülmelidir. Eğer tur böyle bir rehbere sahip değilse tura katılanların tek yaptığı şey dağlarda koşturmaktan ibaret olur.